Üye Girişi     Yeni Üyelik     Site İçi Arama    
KÖŞE YAZISI
14 Mart 2009 Cumartesi - 22:17

Evlatlar arasında malda ayırım yapmak


Değerli yeniayhaber.com okuyucuları.Öncelikle bana bu sitede yer ayıran site yönetimine şükranlarımı sunuyorum. Böyle kapsamlı ve güzel bir siteyi bizlerin hizmetine sunduklarından dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum.



SORULARLA FIKIH
Süleyman AYDIN
Emekli İmam-Hatip

Kıymetli okuyucular.Hepinizin bildiği gibi artık bilgi toplumunda yaşıyoruz.Çağımızın bizlere sunduğu özellikle internet tv v.b gibi teknolojik imkanlar,ihtiyaç duyduğumuz bilgiye çok kolay ulaşabilmemizi sağlıyor.Bu nedenle çağımızda bilgiden yoksun kalmak asla düşünülemez.

Bu çerçevede, İslami açıdan,özellikle de çağımızın ortaya çıkardığı yeni meselelerde aklınıza takılan,öğrenmek istediğiniz ya da bizzat karşı karşıya kaldığınız konularda soru cevap sistemiyle ve bu site aracılığı ile,elimden geldiğince sizlere yardımcı olmaya çalışacağım.

Bu bağlamda ,siz değerli yeniayhaber.com okuyucularımızın sorularını bekliyorum.Gayret bizden,başarı Allah'tandır.

Soru: Hayatta olan bir kimsenin çocuklarından bazılarına mal verip, diğerlerine vermemesi yani evlatlar arasında ayırım yapmak caiz midir ?

Hanefîlere göre hukuk açısından bu bağış geçerlidir, ancak adaletsizlik ve sebepsiz ayırımcılık yapılmış ise ahlaki bakımdan kusur işlenmiş olur. Bu hususta ''Eşitlik ve adalete aykırı bağış sahih olmaz'' diyen müctehidler de vardır. Hz. Peygamberin (s.a.v) çocuk terbiyesinde ısrarla üzerinde durduğu bir husûs, eşit muâmeledir.

Bu, aynı âile içerisindeki çocuklar arasında olduğu gibi, okulda aynı hocanın nezâreti altındaki çocuklar arasında da uygulanması gereken bir düstûrdur. Yani anne ve babalar çocukları arasında kızdır-erkektir, büyüktür-küçüktür, şudur-budur diye bir ayırım yapmaktan yasaklandığı gibi, hocalar da ders verdikleri talebeler arasında hür çocuğu-köle çocuğu, akrabâ çocuğu-yabancı çocuğu vs. gibi akla gelebilen her çeşit tefrîk ve ayırımlardan yasaklanmıştır.

Nûman İbnu Bişr anlatıyor: ''Babam bana malından bir şeyler hibe etmişti. Annem Amra Bintu Ravâha: ''Bu hibeye Resûlullahı şâhit kılmazsan kabul etmiyorum'' dedi. Bunun üzerine bana yaptığı hibeye şâhit kılmak için babam, beni de alarak Resûlullah'a gitti. Durumu öğrenen Hz.Peygamber: ''Başka çocukların da var mı?'' diye sordu. ''Evet!'' cevabı üzerine, ''Aynı şekilde bütün çocuklarına hibede bulundun mu?'' diye sordu. Babam: ''Hayır!'' deyince, ''Allahtan korkun, çocuklarınız husûsunda âdil olun!'' buyurdu.

Evlâdlara eşit davranmanın gerekçesi, mevzûmuz, yani çocukları suç işlemekten koruma tedbîrleri açısından önemli ipuçları vermektedir. Yukarıda kaydettiğimiz Nûman İbnu Bişr hâdisesinde Hz.Peygamber, Nûmanı, çocuklarına maddî bağışta farklı davranmaktan men ederken sorar: ''Çocuklarının sana karşı hürmet ve lütufta adâletli olmaları seni memnûn etmez mi?'' Nûman: ''Evet Ya Resûllallah!'' deyince: ''Öyleyse başkasını şâhit kıl!'' Bir başka rivâyette: ''Onların sana eşit bir şekilde iyilik etmeleri nasıl senin hakkınsa, senin de onlara eşit muâmelede bulunman öylece onların hakkıdır.''

Şu hâlde çocuğun babasına karşı hürmetini, kardeşlerine karşı da sevgi ve dayanışmasını korumak, aradaki ''sıla-ı rahm'' denen yüce bağları korumak, öncelikle bu adâletli davranışa bağlıdır.

Bu noktada şu hadîsi hatırlatmada da fayda var: ''Çocuğunun kendisine iyi davranmasında ona yardımcı olan babaya Allah rahmetini bol kılsın

Bir kısım İslam alimi de bu hususta şöyle buyurmuşlardır: ''Dünyâ ve âhiretin intizâmı adâlete bağlıdır. Çocuklar arasında farklı muâmele, (kardeşler arasında) karşılıklı kin, buğz ve adâvete, ebeveyne karşı da bir kısmının muhabbeti ve diğer bir kısmının buğzuna sebep olur. Bu durumdan ebeveyne ve kardeşlere karşı haksızlıklar ortaya çıkar''

Şu hâlde, gerek evde ve gerek okulda çocuklar arasında adâletsiz davranış, çocukları çok farklı cürümlere itecek bir vetîrenin başlangıcı olmaktadır.

Babanın evlatlarına eşit davranması her zaman için en iyi olanıdır. Ancak bir baba eşit davranmadığı zaman mesela, birine diğerinden fazla mal verse, ona haram işliyorsun denilmemeli. Nitekim, insan malından dilediği gibi helal yerlere harcama yetkisine sahiptir, hürdür. Bir kişi bir başkasına bir ev, araba veya başka bir malını verebilir. O halde neden evlatlarından birine veremesin, diye düşünmek mümkündür.

Ancak yukarıda geçen hadislerde de belirtildiği gibi evlatlar arası kıskançlık ve kırgınlıklara sebebiyet verebilir. Özetle söylemek gerekirse, bu konuda iki asıl görüş bulunmaktadır:1- Babanın evlatları arasında eşit muamele yapması şarttır, yoksa günahkar olur.2- Evlatlar arası eşit muamele istenen bir durum ise de bu konuda babayı zorlamak gerekmez. Yani eşit uygulama yapmazsa, haram işledin, denilmez. Nitekim, Peygamberimiz yasaklamamış, ancak memnun olmadığını da belirtmiştir. Öyleyse haram derecesinde değildir. Mekruh yani hoş olmayan bir durumdur.

Diğer taraftan evladın baba-anaya hürmeti ve onları üzmemesi de farzdır. Eğer davranışımız onları üzecekse çok dikkatli olmamız gerekir. Bu hususta baba veya anne evlatlarına mal vermede adaletsizlik yapacak olsa bundan dolayı hiçbir evlat anne ve babasına hürmet ve saygı konusunda bir tavır alamaz. Anne ve babaya iyi muamelede bulunmak her şart altında evlatlar üzerine farz olan bir görevdir. Başka bir soru ve cevapta buluşmak selam ve dua ile ...

Not: Sorularınızı siteye veya yorum bölümüne ekleyerek gönderebilirsiniz.



Bu yazı 3.667 kez görüntülenmiştir.

YORUMLAR (5)
ziyaretci
(15 Ocak 2011 Cumartesi - 21:34)
hhhhh aaaaa adlı ziyaretçinin yorumu :
babam abime ev alıyor abim evleneceği için. fakat başka para yok diyerek ablama ve bana ev alamayacağını söylüyor. oğlana ev almak zorundayım, sizi kocanızın ailesi düşünsün, diyor. hani nerde adalet, nerde eşitlik? bunu yapan babam namazında abdestinde bir hacıdır.

ayser
(08 Mayıs 2010 Cumartesi - 23:28)
Bilindiği üzere Kur'ân'ın indiği dönemde kadınların birçok hakkı çiğnendiği gibi; onlara miras da verilmiyordu. Kur'ân ise, kadınların bütün sosyal ve dinî haklarını tanıdığı gibi, onlara tam bir varis olma hakkını da tanıdı. 7. ayet şöyle buyuruyor: ''Ana baba ve akrabaların bıraktığı terekeden erkeklerin hakkı olduğu gibi; kadınların da ana baba ve akrabaların bıraktığı terekeden hakkı vardır. Bu tereke miras, ister az olsun, ister çok olsun fark etmez. (Hakkın büyüğü küçüğü olmaz.) Bu haklar, farz gibi belirlenmiş bir paydırlar.'' Bu ayette ''ana baba ve akrabalar'' kelimesinin tekrarı işaret eder ki; ebeveyn ve akraba olmakta kadın ve erkek farkı yoktur. ''Tereke'' kelimesinin tekrarı da bu oranların farklı olabileceğine işarettir. Yöremizde malesef erkek çocuklar gözetilmektedir. Bunu yapan ve bu zihniyeti taşıyan anne ve baba nasıl kurtulur bu vebalden, diye düşünmeden edemiyorum.

ziyaretci
(01 Ağustos 2009 Cumartesi - 16:30)
Fatma sönmez adlı ziyaretçinin yorumu :
SAYIN değerli hocam, biz üç kızkardeşiz anne ve babamın vefatına kadar aramızda hiçbir sorun yoktu önce babam daha sonrada annem vefat etti.Fakat annemin ölümünden sonra öğrendimki annem, bütün mal varlığını iki kızkardeşime bölüştürmüş bana bir iğne bile bırakmamış aramızda hiçbir anlaşmazlık yoktu ölümüne kadar ona baktım şimdi kızkardeşlerim ile mahkemelik olduk hakkımı mahkemelerde arıyorum inanın beni en çok üzen bana mal bırakmaması değil benden mal kaçırırken yapılan işlemlerde işi hukuka uydurmak için hakkımda yaptıkları iddialardır(kötü evlat vs gibi) şimdi her duruşmada yapılan işlemleri gördükce annemden ruhen uzaklaştım onun için hiçbir hayır işlemek ve ruhuna fatiha okumak gelmiyor içimden böylece günahkarmı oluyorum beni aydınlatırsanız sevineceğim

kuslucali-61
(16 Temmuz 2009 Perşembe - 09:30)
BU FAYDALI BİLGİLERİNİZDEN DOLAYI ALLAH CC RAZI OLSUN HOCAM

kerimhoca
(16 Nisan 2009 Perşembe - 14:46)
KONUYA AÇIKLIK GETİRDİĞİNDEN DOLAYI HOCAMA TEŞEKKÜR EDİYORUM. SİTEDE HOCAMIZA BU BÖLÜMÜ AYIRDIĞI İÇİN SİTE YÖNETİMİNE DE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM. ALLAH RAZI OLSUN SELAMLAR...



DİĞER YAZILARI
| İletişim ve Künye | Sözleşme ve Telif | e-Reklam

© 2014 | Tüm Hakları Saklıdır
Mustafa AYDIN
bilgi@yeniayhaber.com
HAsan GÜREL
SÜRMENE MERKEZ KUR'AN KURSU
GÖKHAN ÖZTÜRK
MAVİAY KALIP VE PLASTİK
ŞENGÜN GEMİ SANAYİ
Sürmene Merkez Sahil Camii